Kurumsal

Kıyısız Yayınlar'ın Kuruluş Hikâyesi

Kıyısız Yayınlar 2026 yılında, yeni kalemlere alan açan, yazarın emeğine ve okurun zamanına saygılı bir yayıncılık anlayışıyla yola çıktı.

Bazı yolculuklar bir hayalle, bazıları ise bir şeylerin farklı olabileceğine inanmakla başlar. Bizim hikâyemiz ikisiyle de başladı.

Her şey, kitapların ve okurların dünyasına biraz daha yakından bakmamızla başladı.

Dijital dünyanın sunduğu bütün imkânlara rağmen kitaplar hakkında düşüncelerini paylaşan okurların, yazdıklarıyla kendilerini ifade etmeye çalışan insanların yeterince görünür olamadığını fark ettik. Algoritmaların belirlediği görünürlük, popülerliğin giderek daha fazla önem kazanması ve edebiyatın zaman zaman sayılara indirgenmesi, bizi başka bir şeyin mümkün olup olmadığını düşünmeye yöneltti.

Oysa bize göre bir düşüncenin değeri, kaç kişiye ulaştığıyla ölçülmemeliydi. Bazen çok az kişinin okuduğu bir metin, binlerce kişinin karşısına çıkan bir içerikten çok daha derin izler bırakabilirdi.

Bu düşünceyle, insanların yazdıklarını özgürce paylaşabilecekleri, yeni kalemlerin kendilerine yer bulabilecekleri ve eserlerini okurlarla buluşturabilecekleri bir alan oluşturma fikri doğdu.

Başlangıçta hayalimiz oldukça yalındı: Henüz keşfedilmemiş seslerin duyulmasına katkıda bulunmak.

Zamanla bu düşünce başka bir soruyu beraberinde getirdi.

Peki, neden yalnızca dijital dünyayla sınırlı kalalım?

Bir insanın yazdıklarını ekranda okuyabiliyorsak neden o satırları gerçek bir kitabın sayfalarında da okuyamayalım? Neden henüz tanınmayan bir yazarın ilk kitabını elimize alamayalım? Neden onun yıllarca emek verdiği bir hikâyeyi kitaplıkların bir parçası hâline getirmeyelim?

İşte Kıyısız Yayınlar fikri bu sorularla şekillendi.

Yayıncılık dünyasını araştırdıkça bir eserin okurla buluşmasının ne kadar çok aşamadan geçtiğini gördük. Aynı zamanda yayın dünyasında yerleşmiş bazı alışkanlıkların ve önceliklerin, özellikle yolun başındaki yazarlar için aşılması güç engeller oluşturabildiğini fark ettik.

Biz farklı bir anlayışla yola çıkmak istedik.

Bir eserin değerini yalnızca yazarının tanınırlığıyla, geçmiş başarılarıyla ya da geniş kitlelere ulaşma ihtimaliyle değerlendirmek istemedik. Henüz kendini gösterme fırsatı bulamamış bir kalemin de anlatacak güçlü bir hikâyesi olabileceğine inandık.

Bu nedenle geleneksel yayıncılığı benimsedik. Yayımlamaya karar verdiğimiz her eserin arkasında durmayı, onun editoryal gelişimine katkı sunmayı ve okurla buluşmasına kadar geçen süreci bir bütün olarak sahiplenmeyi yayın anlayışımızın temeline yerleştirdik.

Kıyısız Yayınlar, 2026 yılında bu düşüncelerle kuruldu.

İlk günden itibaren hedefimiz, nitelikli eserleri okurlarla buluştururken özellikle yeni kalemlere öncelik tanımak oldu.

Çünkü henüz tanınmıyor olmak, bir yazarın söyleyecek sözü olmadığı anlamına gelmez. Daha önce kitabının yayımlanmamış olması da yazdıklarının değersiz olduğunu göstermez. Bazen bir yazarın ihtiyaç duyduğu şey, eserinin gerçekten okunması, anlaşılması ve kendisine bir fırsat tanınmasıdır.

Biz, o fırsatı sunabilen bir yayınevi olmak istiyoruz. Ancak yeni kalemlere öncelik vermek, yayımlanmak üzere gönderilen her eseri kabul etmek anlamına gelmiyor. Edebiyatın niteliğini korumak, yazara olduğu kadar okura karşı da taşıdığımız bir sorumluluk.

Bu yüzden metinleri özenle değerlendiren, gelişmeye açık eserlerle emek vermekten kaçınmayan ve her kitabın mümkün olan en iyi hâliyle yayımlanmasını önemseyen bir yayın çizgisi oluşturmayı hedefliyoruz.

İlk kitaplarımız Harriett Frean’ın Hayatı ve Ölümü ile Yalnız Yaşamak, bu yolculuğun somut başlangıcı oldu. Dünya edebiyatından seçtiğimiz bu eserlerle yayıncılığın farklı aşamalarını deneyimleme, kendi çalışma biçimimizi oluşturma ve gelecek yayınlarımız için sağlam bir temel atma fırsatı bulduk.

Biliyoruz ki bir yayınevinin kimliği yalnızca yayımladığı ilk kitaplarla değil, yıllar boyunca koruduğu ilkelerle şekillenir.

Bizim de hayallerimiz ilk kitaplarımızın çok ötesine uzanıyor.

Günün birinde, bugün kimsenin tanımadığı bir yazarın eserlerinin geniş okur kitlelerine ulaştığını görmek istiyoruz. İlk kitabını bizimle yayımlayan bir yazarın yıllar sonra edebiyat dünyasında kendine sağlam bir yer edindiğine tanıklık etmeyi hayal ediyoruz.

Yeni seslere alan açarken dünya edebiyatının önemli eserlerini de okurlarımızla buluşturmak, farklı türlerde nitelikli kitaplardan oluşan, kendine özgü bir yayın kataloğu oluşturmak istiyoruz.

Öyle bir yayınevi hayal ediyoruz ki okurlar, kapağında Kıyısız Yayınlar adını gördüklerinde karşılarında özenle hazırlanmış, üzerinde düşünülmüş, kendilerine bir şeyler katabilecek bir eser olduğunu bilsinler.

Yazarlar ise eserlerini bize emanet ettiklerinde metinlerinin ciddiyetle ele alınacağından, emeklerine saygı gösterileceğinden ve kendileriyle açık, dürüst bir iletişim kurulacağından emin olsunlar.

Elbette büyümek, daha çok kitap yayımlamak ve daha fazla okura ulaşmak istiyoruz. Ama bunu yaparken başlangıçta bizi bu yola çıkaran düşünceden uzaklaşmak istemiyoruz.

Çünkü bizim için başarı, yalnızca yayımlanan kitapların sayısında değil; keşfedilen yeni seslerde, okurların hayatında yer edinen eserlerde ve zaman içinde kazanılan güvende saklı.

Bugün henüz yolun başındayız. Öğreniyor, araştırıyor, çalışıyor ve her yeni adımda daha iyisini yapmaya çabalıyoruz.

Belki bir gün Kıyısız Yayınlar'ın raflarda yüzlerce kitabı olacak. Belki bugün ilk dosyasını bize gönderen bir yazar, geleceğin önemli edebiyatçılarından biri olacak. Belki yıllar sonra yayımladığımız bir kitap, hiç tanımadığımız bir insanın hayatında unutulmaz bir yer edinecek.

Bunların hiçbirini bugünden bilemeyiz.

Ama nasıl bir yayınevi olmak istediğimizi biliyoruz.

Biz, iyi bir eserin keşfedilme fırsatı bulduğu, yeni kalemlerin cesaretlendirildiği, yazarın emeğine ve okurun zamanına saygı duyulan bir yayıncılık anlayışını yaşatmak istiyoruz.

Kıyısız Yayınlar'ın hikâyesi böyle başladı.

Bir kitabın yalnızca raflarda yer kaplayan bir nesne olmadığına, her yazarın anlatılmayı bekleyen bir dünyası bulunduğuna ve edebiyatın her zaman yeni seslere ihtiyaç duyduğuna inanarak.

Çünkü bizce her yeni kalem, keşfedilmeyi bekleyen bir dünyadır.

Engin ŞenolKurucu

Sonraki adım

Yayın anlayışımızı tanıyın

Yayın kapsamımızı ve yazar dosyalarını nasıl değerlendirdiğimizi diğer sayfalarımızda bulabilirsiniz.