Roman / Fantastik Edebiyat
Yalnız Yaşamak
Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesindeki Londra’da, bir kurul toplantısı beklenmedik bir konukla bölünür: çaldığı çöreği yiyen, cebinde büyü paketleri taşıyan bir cadı. Toplantının sessiz üyesi Sarah Brown için bu karşılaşma, alıştığı dünyanın sınırlarını aşan tuhaf bir dostluğun başlangıcıdır.
Cadının işlettiği dükkânda büyü ve mutluluk satılır; ne var ki savaş zamanında mutluluk her zaman bulunmaz. Dükkânın üstündeki Yalnız Yaşam Evi’nde ise altı oda, alışılmadık kurallar ve başkalarının ilgisinden yorulanlara ayrılmış bir yer vardır. Sarah Brown, köpeği ve bavuluyla bu eve taşınırken yanında hastalığını, kırılganlığını ve insanlarla arasında giderek çoğalan görünmez kapıları da getirir.
Stella Benson, gündelik hayatın içine yerleşen olağanüstü olayları ince bir alayla anlatırken iyilik yapma hevesinin ardındaki kibri, savaşın sıradanlaşan acımasızlığını ve insanın anlaşılma arzusunu görünür kılıyor. Mizahla hüznün birbirine karıştığı bu romanda yalnızlık, hem sığınılacak bir oda hem de dışına çıkmanın yolunu aradığımız bir dünya.
Büyü, bu kapılardan kaçını açabilir?
Görseller
Kitaptan görseller